3 Ocak 2008 Perşembe

Barselona - 7 Aralık

1. Otelimizin bulunduğu bölge olimpiyat kasabasının yan tarafında kalıyor. Turun otobüsü ile şehri şöyle bir gezelim dediğimizde öğrendik ki, olimpiyatlar zamanında sporcular ve gelenler için yapılan evler, olimpiyatlardan sonra boş kalmış. Devlet de bunları engellilere hiçbir ücret talep etmeden vermiş. Geriye kalan evleri ise maliyetine halka satmış. Onlar da ülke biz de ülke... Ancak bizim biricik devletimiz rehabilitasyon merkezlerini küçültüp, iq 50’nin altında ne yazık ki kurtarılma ihtimali olmayan çocuklara açıyor kucağını. 50-80 arası kurtarılabilir iq’lu çocuklara ise kapıyor.
2. Sagrada Familia’yı gezdikten sonra Gaudi’nin Apartmanını bulalım dedik. Amma velakin Gaudi”ye giden yolda HnM, Camper, Zara, Mango, Berksha vardı. Anlayacağınız yolculuk biraz uzun sürdü.
3. Camper fiyatları Türkiye’deki fiyatlar ile aynı. Hayal-i hüsran oldu bizim için. Ama kasada duran çocuk 8 idi. Onu çekmedik ama bunu çektik:


Gaudi Apartmanı

Masallardan fırlamış apartmanın, masalsı balkonu. Hem içinde kötü cadılar da yaşamıyor.

Terasa çıkan merdiven.

Apartmanın dış cephesine farklı bir bakış.

Giriş katının tavanı. Sanki içine çekecekmiş gibi.

4. Gaudi’den ayrılınca insanın iştahı kabarıyor. Hemen hemen her yerde Tapas adıverilen küçük, güzel nesnelerle lezzet şöleni yaşayabilirsiniz.
5. Catalunya Meydanı’nda çok tatlı çalgıcılarla tanışabilirsiniz. Ancak bunlar bizim erkekler gibi olmadığı için sokak grubunun menajeri (cd’lerini satan kişi) ne kadar 8 de olsa, utangaç ve durumu kıvırma kapasitesi olmayabiliyor.
6. Metro bileti makinesine hemen alışamadık. Nedense paramızın üzerini alamayacağımızı düşündük, bir süre parayı atamadık. Ama parayı geri veriyorlar.
7. Otele dönmek için su idaresi olarak hatırladığım fallik’i bulmak gerekiyordu. Buyrun fallik:

8. Metrolar çok enteresan. İlk metro maceramızı bugün yaşadık: Çişli koltuk, sevişen bir çift, soyunan bir adam, sevişen çiftin erkeğinin soyunan adamı kesmesi.

Geceleri Gotik Mahallesi
9. Korkulu anlar yaşanabiliyor. Eli maşalı Kasımpaşa kaçkını meksikalı ablalardan uzak durun.
10. Barselona’nın Mc Donalds’ı patatesleri ile ünlü.
11. Reial’ı bulmaya çalışırken çok fazla ilerleyip, rasta ve zenci delikanlıların arasında kaybolmayın. Reial, gothic caddesine girdiğinizde Mc Donals’ın karşı çaprazındaki My Bar’ın yanından girince.
12. My Bar’da ayakkabısını çıkaran erkeklerle karşılaşabilirsiniz. Bence girmeyin.

Mojito of Soul
13. Soul Reial’in içinden geçip dar sokağı devam edince hemen solda.
14. Girdiğimiz an şok yaşadık. İlk kare: Bir kadın adamın elini emiyordu. Parmak falan değil, bildiğiniz el. Ardından adamı vakumlamaya başladı. Gecenin ilerleyen saatlerinde de yerlerde yuvarlandı. Giderken de güzel melez barmen yalıyordu neredeyse. Barselona geceleri, böyle güzel…
15. Başka nereye giderseniz gidin, ama mutlaka bir akşamınızı Soul’e ayırın. Yetenekli elleriyle mükemmel mojito yapan duru güzel barmaid, melez barmen ve normal barmen üçlüsünü kaçırmamanız gerekir. Bunun yanı sıra Çınarcık DJ’leri tipindeki ama inanılmaz iyi müzik çalabilen bir Dj’leri var. O müziğin üzerine başka şey dinlemek iztemiyorsunuz. Ancak sonra Fellini’ye gitmiş bulabilirsiniz kendinizi
Barmaid:
- Buradan nereye gideceksiniz?
- Bİlmiyoruz.
- 3 tane davetiyem var. Fellini için, isterseniz vereyim.
- Oluuur…

Fellini: Saku Barselona’da
16. Fellini, Soul’den çıkıp Reial’e doğru giderken ilk sol sokaktan çıkınca caddenin tam karşısında.
17. Fellini’nin alt katında korkunç müzikler çalan DJ 9’du. Ama böyle bir 9 olamaz!
18. Taksi şoförleri İngilizce bilmiyor. Ama üzülmeyin onlan Katalanca, siz Türkçe konuşun. Çok rahat anlaşacaksınız.

1 comments:

streetlight

bu apartmanın içine girmemiştim keşke girseymişim güzel görünüyor

  © Blogger template 'Minimalist E' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP