20 Kasım 2009 Cuma

Pis Hikaye

Aslında akşamın başından beri bunu yazmaya çalışıyordum. araya sürekli başka şeyleri aldım. Elif ve Okan ile bugün BM SUMA'daki Pis Hikaye / Dirty Story sergisine gittik.

17 sanatçının örgetlenmesinden oluşan bir hikaye. Bu hikaye neler anlatıyor?

"...
münferit vakalardan kadim acılara, yakın tarihimizin izdüşümlerinden gazete sayfalarında birbiri ardınca akı;p giden gündelik haberlere kadar içinden geçmekten bir türlü kurtulamadığımız hassas iklimlerin kimi görünür, kimi gizli izdüşümlerini ele alan işlerden oluşuyor. Abdülkadir Aygan, Şaban Çelen (Kız Şaban), Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz, Necdet Adalı, Kenan Evren gibi ya aklımızdan hiç çıkmayan ya da hayal meyal hatırlanan isimler, toplumsal şiddet, nefret ve ayrımcılık kültürü, demokrasi, barış ve eşitlik ülkülerinin içinden çıkamadığı açmazlar, toplumsal hafıza(sızlık), gerçeklik algısı (manipülasyonu) ve farkındalık (yitimi) kafa yorulan konular.
..."

Gene birçok anlamadığım, birçok da çizimine, desenine takıldığım, bir kısım da içim de bir şeyler uyandıran işler vardı. Her zamanki gibi... Özellikle Murat Morova'nın işini çok beğendim.



Serginin afişi bugüne kadar görebileceğiniz, sergiyi en iyi afişe etme başarısına sahip.

Yeşim Ağaoğlu, Hakan Akçura, Evrensel Belgin, Neriman Polat, Murat Morova, Fulya Çetin, Nalan Yırtmaç, Canan Beykal, İlhan Sayın, Hakan Gürsoytrak, Erdağ Aksel, Murat Başol, Burak Karacan, Aktif Kolektif, Çağrı Saray, Extramücadele ve Serpil Odabaşı’nın resim, fotoğraf, şablon, yerleştirme, yazı, heykel ve video gibi farklı tekniklerdeki bireysel ve kolektif çalışmalarından oluşan “Pis Hikaye”, 25 Kasım’a kadar gezilebilir.

Detaylı bilgi için pdf'ini indirin.

ikiye bölünmek

16 Kasım 2009 Pazartesi

yakını beklemek

yakın geleceği beklemek, sadece uzak gelecekteki beklenmedik hangi olayların var olabileceğini fantazi veya gerçek biçiminde düşündürüyor.

[geçmişten bir anekdot]

13 Kasım 2009 Cuma

Peki, Kuran sizce kapitalizme mi yoksa sosyalizme mi yakındır?

Mısır patlatmış, kuzenimin bana bıraktığı filmlerden G.I. Joe: The Rise of Cobra izliyordum. Cep telefonuma gelen "habertürk'teki programı izle" sms'i ile gündemim değişti.

Balçiçek Pamir'in sunduğu Karşıt Görüş programının konukları dün İhsan Eliaçık ve Erol Yarar idi. MÜSİAD'ın kurucu başkanı İhsan Eliaçık program boyunca seçtiği kelimelere özen gösterdi ve kendini çok doğru ifade etti. Bu yeteneğinden dolayı kendisini ayrıca kutlamak istiyorum. Kuran'ın günümüz, çağdaş yaşamın anlamdırdığı özellikleriyle kesinlikle sağ görüşe değil, sol görüşe yakın olduğunu anlattı. Özellikle de "abdestli kapitalizm"in Kuran'dan çıkamayacağına değindi. Eli açık tekrar tekrar "zenginin malında yoksulun hakkı olduğu"na değindi, Yarar'ın ağzına dolanan sloganı ise "40'da bir zekatı veriyoruz, para temizleniyor" oldu. Bu da programın düğümlendiği noktaya, özellikle Yarar sayesinde çözülememesine sebep oldu.



Programda konular imamların yüzme havuzlu, led sistemli namaz odalı evlerine, islami modaya değindi. Yarar'ın tüm bunlara yorumu "Zenginliği de yoksulluğu da veren Allah'tır" olurken; Eliaçık, "Nasıl Allah'ın olur. Kuran, mülk Allah'ındır, der. Yani insanındır. Bu üretimdir. Sen benim ürettiğim bir şeye nasıl Allah'ın dersin. Ben üretimi kullanarak, sermayeyi geliştirerek, herkesin çalışmasıyla eşitliği sağlamakla hükümlüyüm. Allah'ın buyurduğu budur" dedi. Eliaçık her açıklamasını ayetler üzerinden yapmak sıkıntısına düşmeseydi, kendini çok daha rahat ifade edebilirdi. Ama neyse...

Erol Yarar'ın sinsice İhsan Eliaçık'ın cümlelerini evirip çevirmesine sinir olduğumu itiraf etmeliyim. Umarım programın devamı gelir diye ümidim; halkın ayaklanması gerektiğini söyleyen İhsan Eliaçık'a da büyük bir sempatim var.

03 Kasım 2009 Salı

Kumbaracı 50 Açıldı!

Kumbaracı 50, dün yaptığı açılışla, ünlü ünsüz birçok sanatseverle yeni sezona ve hayata merhaba, dedi. Altıdan Sonra Tiyatro ekbinin yeni evleri, birçok sahne, performans sanatının da alternatif mekanı olacak. Kumbaracı 50 ekibinden biri arkadaşım olduğu için, bu hazırlanma süreçlerini, yıllar sonunda hem çalışabilecekleri hem de oyunlarını sergileyebilecekleri bir yer bulabilmenin heyecanını çok iyi biliyorum. Kısa zamanda da minik bir röportaj ile bu süreci onlardan detaylıca öğreniriz.

Kumbaracı 50, açılış yapmadan ilk sesini “Duvarda Çivin Olsun!” sloganıyla devam eden “Kumbaracı50 Destek Projesi” kapsamında, Kasım ayı “destek ayı” olarak belirlendi ve konuk toplulukların desteği ve katılımıyla özel bir program hazırlandı. Bu oluşuma destek vermek isteyenler lütfen buradan.

Altıdan Sonra Tiyatro’dan Yiğit Sertdemir’in konuşmasıyla başlayan açılış, destekçilerin kendi çivilerini duvara çakmalarıyla devam etti. İlk destekçi olan Tomris İncer, hareketi ilk başlatan oldu.

Kasım Ayı programı Altıdan Sonra Tiyatro'nun oyunları ile başlıyor.



Tüm oyunlar 20.30'da başlıyor ve biletleri Biletix'ten alınabiliyor. Kumbaracı 50'ye en azından bir göz atmanızı tavsiye ederim.

  © Blogger template 'Minimalist E' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP